Sevgili Meslektaşlarım,

Yıllarca eczanelerimizin baş köşesinde ,en görünür yerlerinde sergilediğimiz , göğsümüzü gere gere hastalarımıza önerdiğimiz ilaçlar ve ilaç dışı ürünlerle başımız dertte .

Firmalar ‘’ nasıl yaparım da daha fazla satarım, nasıl yapalım da her yerde ( bebek mağazası , market, kozmetik ve hatta petrol marketlerinde ) olabilelim hezeyanı ile biz eczacıları yok saymanın derdindeler.

Böyle yürümez!

Ya biz satarız ya hiç satmayız anlayışı doğru mudur?

Değildir tabiki…

Bunu mamalarda yaptık ama yanlış yaptık!

Biz satarız,ama artık baş köşede değil dipte köşede yer alır bu ürünler.

Alternatif ürün mü yok? İlaç mı yok? Var tabiki…

Ama daha da fazla olmalı. Bu anlamda devlete , bize ve Türk Eczacıları Birliğine çok önemli görevler düşüyor. Madem yerli üretim destekleniyor; biz de üretim yapmalı, yaptırmalı, hiç olmazsa yerli üretim yapanı desteklemeliyiz.

Hiç kimse, hiç bir şey alternatifsiz değildir, olmamalıdır.

Reklamın gücünü ve reklamlarda eczanelerin güvenilirliğini kullanıp ürünü halka indirmek, halkın güvenini kazanmak ve sonra da marketlere, kozmetik zincirlere, bebek mağazalarına açılmak ne kadar etiktir ? Bunu sizlerin takdirine bırakıyorum.

Anlaşılıyor ki ; Kamu,ilaç harcamalarını kısacak, birçok ilacı ödeme listesinden çıkaracak. Bu kaçınılmaz ! Kanımca firmaların, ilaçları halka eczane dışında nerelerden ulaştırabiliriz çabası önümüzdeki günlerde sıkça rastlayacağımız bir mevzu olacak.

Dikkatli olmalıyız ve her bir hareketi not almalıyız,ekonominin gerçeklerinden haberdar olmalıyız,uyanık olmalıyız ,birlikte hareket etmeliyiz…

Aynı gemideyiz ,“Ben zaten satmıyorum, satamıyorum” demeden BİRLİK OLMALIYIZ, BİRLİKTE OLMALIYIZ…

“ Yol yakınken

Dönme şansım olmasına rağmen

Hiç yarıda bırakmadım ben.

Sonunda yenilgi de olsa

Tamamlanmış bir yenilgi olsun en azından.”

SEVGİYLE KALIN …..