Sayın Genel Başkanım,

Merkez heyeti ve denetleme kurulumuzun değerli üyeleri,

Oda başkanlarım ve fedakar yöneticiler hepinizi saygı ve sevgi ile selamlıyorum

Bizi yine Ankara’ da ağırlayan Taner Başkanıma ve yönetimine çok teşekkür ediyorum.

 

Covid 19 sürecinde öncü piyade birlikleri gibi en ön safta mücadele eden değerli meslektaşlarıma şükranlarımı sunuyor, geride bıraktığımız tüm meslektaşlarımızı ve sağlık çalışanlarını rahmetle anıyor, Aziz hatırları önünde saygıyla eğiliyorum.

42. döneminin bir bölgeler arası toplantısını daha yapıyoruz, daha önce 41 dönem yaptığımız gibi Konuşmacılar birbirinden değerli şeyler söylüyorlar. Merkez heyetten genel başkan notlar alıyor, bu notlar sadece kapanış konuşmasında sataşma varsa cevaplamak üzere kullanılıyor, sonra da bir kitaba basılıp arşivdeki yerini alıyor.

Kastım sadece bugünkü heyete değil. Hepsi sevdiğimiz değerli meslektaşlarımız. Sevabıyla günahıyla emek koydular, zaman ayırdılar, hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Demokrasi, tahammül kültürüdür.

Bu kültür yılda ortalama 6 sayfa okuyan ülkelerde kolay gelişemez. Ama biz, toplumun aydın kesimleri olan insanlar olarak, demokrasinin yeşertilmesi ve yaşatılması için önder olabiliriz.

Demokrasinin iyi işletildiği ülkelerde fert başına düşen milli gelirin çok daha yüksek olduğu aşikardır.

Milli gelirimiz yüksekse İFK (ilaç fiyat kararnamesi) peşinden koşmamıza gerek kalmaz.

Birkaç yıldır kürsü alıp ben de konuşuyorum. Ne diyorum ?

  • Eczacılıkta çok kullanılan droglar geri ödemeye alınmalı dedik geçmişte Avrupa’ da örnekleri var, geri ödemeye alınan drogların ciddi bir Pazar payı var., geri ödemeye alınmasının önemi: hastayı tedavi ederken kimyasallardan korur, mesleki görünürlülüğümüzü arttırır.
  • İlaç dışı ürünler eczane raflarımızda kolay yer almamalı mesela; TEB akademisinin himayesinde bir akreditasyon kurulu oluşsun, kurulun akredite etmediği ürünler eczaneye girmesin. Sadece eczanede satılacağı garanti edilen anlaşmalar imzalansın. Bu satılan şeyler bir üründen ziyade eczacının güvenilirliğidir. Aslında topluma bizim mesleki itibarımız pazarlanmaktadır.

Ne yapıldı hep?

Ürünü getir, eczacının referansı ile halka tanıt, sonra da belli bir Pazar payına sahip olunca  hoop götür hipermarkete, marketler, bizlerin marka değerlerine ulaştırdığımız ürünlerle dolu.

Saymakla bitmez.

Coca-cola bile ilk kez 1878 yılında Jacobs eczanesinde halka tanıtıldı ve satıldı. Bunu yapabilirsek ileride internetten satış ve marketlerle mücadeleye daha az enerji harcamış oluruz.

 

  • Geçmişte İTS ye müdahil olun dedik, karekodun yanında PSF ( parekende satış fiyatı) da yazsın dedik. İTS ye müdahil olabilirsek fiyat düzenlemelerinin olduğu dönemlerde depo depo ilaç aramayız, yıllarca mücade edilen sürsaj hakkımız bir gecede tek tuşla tedarikçi yada sanayicinin cebine girmez.
  • KKİ ları tuzaktır.

Vatandaşa başka, devlete başka fiyat olunca % 11 den başlayan KKİ ler % 42 lere ulaşır eczacı erir.

Bunlar için ciddi mücadeleler verebilseydik bugün Galvus- met stok zararı ile uğraşmıyor olurduk.

  • Medula SGK nın geri ödeme yazılımıdır.

Hiçbir dahlimiz yok.

Eğer eczacı medula ya doğru bilgi girmişse ve medula da ödediyse bizim paramız kesilmemeli dedik, keşke bu konuyu da protokol görüşmelerinin en temel şartı olarak savunabilseydik.

Öyle garip bir meslek olmuşuz ki,

İlacı kaça alacağımız belli, kaça satacağımız belli değil KKİ değişebilir çünkü Satınca kaç lira tahsil edeceğimiz de belli değil, bu defa da SGK kesebilir.

Eczane eczacısının temel sorunları bunlar. Taban orada kimlerin oturduğu ile ilgilenmiyor.

Ben sordum mesela  merkez heyeti kaç kişiden oluşur….Sayısını bilen yok

Gelelim kamudaki meslektaşlarımıza,

Bunların gür sesi olmak zorundayız.

Sıra arkadaşımız, eczacı kardeşlerimizin sorunu,

bir çalıştayla geçiştirilmeyecek kadar büyük.

  • Unvan katsayıları, kendileri gibi 5 yıllık fakülte mezunu olan sağlık çalışanından % 20 daha düşük. Döner sermaye payları düşük olmasının yanında, emekliliklerinde bile gelir kaybına uğrayacaklar.

Hastanelerin karlılığında eczacı ve eczane hizmetlerinin katkısı % 22

Neredeyse en büyük karlılık eczacılar sayesinde

Bunları rakamsal olarak bakanlık bürokratlarına anlatmalıyız.

  • Akademisyen eczacılarımız, arttırılan eczacılık fakülteleri öğrenci kontenjanlarının altında ezilmekte.
  • Eczacı olmayan akademisyenlerin öğrenciden gerçek anlamda kabul görmediğini, dolayısıyla eğitim kalitesinin düştüğünü ifade ediyorlar.

Eczacılık fakültesinde eczacı olmayan dekan hocalarımız var. Kişisel olarak hiç birimizin problemi olamaz, hepsi saygı duyduğumuz değerli bilim insanları.

Ama ben fakültede bir eczacı dekanla tokalaşmak istiyorum derken;

Yanlış kurgulanan ve çarpık giden bir durum tespiti yapmaya çalışıyorum.

Ve yardımcı eczacılar;

Ne onlar yarım, ne biz yardıma muhtacız, onlar bizim değerli genç meslektaşlarımız.

Yasa bu haliyle sürdürülemez!

Mezun öğrenci kadar, onu çalıştırma zorunluluğu olan eczane yok.

Bu kardeşlerimiz mezun olur olmaz hastanede istihdam edilmeli, çünkü kamuda eczacı açığı var, doluluk oranı % 62, Bu oran %100’ e doğru ulaştırılmalı, ilacın sahibi eczacıdır. İlacın olduğu yerde eczacı olursa, hastanede ilaç israfının önüne geçilir, akılcı ve efektif ilaç kullanılır., hastanın taburcu olma süreci hızlanır, kamu maliyesi düşer.

Hem eczacı kazanır, hem devlet.

Yardımcı eczacı çalıştırmak devlete ek bir yük getirmez.

İlaç tasarrufu ve taburcu olma sürecinin hızlanması ile  bu maliyet karşılanır. Bunlarında rakamsal olarak iyi anlatılması gerekir. Bu işlerin akşamdan sabaha düzelmeyeceğini  elbette biliyoruz.  Ama yıllardır söylüyoruz

 O gün bunları anlatmaya başlasaydık epeyce bir yol almış olurduk.

İddianızı ısrarla takip etmezseniz sonuç alamazsanız. Bunu da en iyi kadınlarla yapabilirsiniz.

Kadının el attığı hiçbir dava yerde kalmaz % 57 si kadın olan birliğimizde kadın temsiliyeti yok.

 

Yeri geldiğinde;

Halide Edipler,

Nezihe Muhiddinler,

Safiye Ali’ ler

Afife Jale’ lerden bahsederiz.

  • Adaylara tavsiyem bu salonda  bulunan 21. Yüzyılın Halidelerini, Nezihelerini, Safiye’ lerini ve Afife’leri bulup merkez heyete taşımalarıdır.

Bunlarla kazanamamaktan korkmayınız,

Kadınlarla kazanırsanız başarırsınız,

Kadınsız kazanırsanız eleştirilirsiniz

Şu koltuklarda oturmak için heves etmeyin, korkun, diziniz titresin, ödünüz patlasın vebaldir o koltuklar, sorumluluktur.

Bugüne kadar emek koyan tüm yöneticilere çok teşekkür ediyor.,

Aydınlık yarınlara olan inancımla hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

ECZ.MAHMUT UÇAR